29 Haziran 2010 Salı

çok mühim tespitler.

Bugün fikrimi beyan edeceğim çok mühim konu; metroda, otobüste, dolmuşta, tek başına oturmak için cırım cırım bağıran o 20 cm’lik bebeler ve ailelerin bu durum karşısında gösterdikleri tutumdur.Çocukları tanımlaya gerek yok. Hepsi tek başına oturmak istiyor, bunun için yapmayacakları şey yok.Yaşları 3-8 arası değişiyor.Ancak bu çocukların aileleri 3 gruba ayrılıyor.

1-)Tokatçılar.

Kendilerine verilen grup ismi sembolik olup, genel olarak sergiledikleri davranış,tutturukçu çocuğun kolunu koparmaya yakın atarlar yaparak, çocuğu savurmak, yüzü patlarcasına ağlayan çocuğa şiddetle bağırmaktır.

Böyle bir durumda muhtemel yer verilmesi gereken kişi veya kişiler, cık cıklayarak tepki vermeye hazır olsalar dahi, yaşanan hır gürün sebebi olarak kendilerini görüp, mahcup bir tavır sergiler, o toplu taşıma aracına bindiklerine pişman hale gelirler. Nadiren çığırtkan aileyi destekleyenlere de rastlanabilir, bu durum ayakta kalan yorgun kişinin,vicdanı, ayak ağrısı ile doğru orantılıdır.

Olayın sonunda çocuk kucağa yerleştirilir. Kıpırdamasına imkan vermeyecek şekilde sıkılır. Ama cık cık ışıklı ayakkabısı yanıp sönen çocuğun, bacakları genelde zapt edilemez ve çocuk yerine oturan kişiyi, 22 numara ayakları ile dürtmek suretiyle rahatsız ederek, oturduğuna pişman eder.

2-)Çaresizler

Kendilerine verilen grup ismi, duygusal durumlarının bir kanıtıdır. Çocuklarına söz geçirmekte zorlanırlar. Seslerini yükseltemeseler de, tuturukçu çocuklarına kayıtsız da kalamazlar. “Haydi yavrum, ayıp oluyor aşkım”larla durumun vahametini çocuğa anlatmaya çalışır ancak başaramazlar. Bu durumda çocuk, genelde ağlamamakta, mızmızlanmakta ve vızıldamaktadır.

Ayakta kalan kişi, tokatçılar grubu ile karşılaşıp ayakta kalan kişiye nazaran daha iyimserdir. Duygu durumu ılımlı, kalp gözü açıktır. Ayakta kalıp daha sonra oturan kişi, mutlaka kucakta oturan çocuğun, aralarına sıkıştırılmak suretiyle tost yapılmasını önerir, iki yetişkin arasında sıkışan çocuk, aptallaşır, hareket edemez. Tokatçılar grubundaki çocuk gibi, hareket serbestisi bulunmadığından , ayakları ile de zarar veremez.

Çareziler grubunda, çocuğunu kucağına almak yerine kendi ayakta durarak, ayakta kalan kişiye yer veren ve çocuğunu tek başına oturtan bir kısma da rastlanabilir.

3-) Dangalaklar

Kendilerine verilen grup ismi, kişilik ve tutumlarının özetidir. Çocukları dünyanın en üstün ve kutsal varlığıdır. Yaşlı, sakat, yorgun argın, ayakta kim varsa görmezden gelirler. Göz göze gelip, mağdur kişiyi umursamayan türlerine duble dangalak denir.

"Bu bebeyi ben yarattım" gazıyla, içi hava yüklü olan çocuk, sabit oturmakta zorlanır. Genel olarak, metro veya ankarayda, 22 numara ayakları ile oturduğu koltuğa basarak, boş boş dışarı bakar. Bu esnada ayakta kalan kişiler içlerinden küfrederken, kimileri içinde tutamaz, yüksek sesle cık cıklar. Kavga çıkması muhtemeldir.

Şimdiye kadar “kalk oradan ben oturacağım” diyen bir ayakta seyahat etmekte olan baba yiğit’e rastlanmamıştır. Gözle taciz ve dangalakların başlarında dikilmek, mağdur kişi tarafından sıklık kazanmış davranış biçimidir.

Karşıki dağları ben yarattım kafasında bir bireyin topluma dahil olması an meselesidir.
Allahım kınadığımı başıma verme, bu yazı için beni affet,olacaksa benim uslu terbiyeli bir çocuğum olsun. Amin.
foto:bak elin çocuğuna, tıkış , tepiş, hiç sesi çıkıyor mu? nasıl da mutlular:)

Hiç yorum yok: