6 Şubat 2009 Cuma

You never know what's comin' for ya. ..


Dinlediğim en gerçekçi masaldı.

Çok sevdim.

Uzun filmlere tahammülüm olmamasına rağmen gözümü kırpmadan, oflamadan, puflamadan izledim.

Bana göre hepimizin aslında "kendi hikayesini yaşayan yalnızlar" olduğunu vurgulayan bir film olmasına rağmen hiç de kederlenmedim. Filmi mütemadiyen yüzümde bir tebessümle seyrettim.

Filmin "hadi canım ya olur mu öyle şey"denecek türden bir konusu olmasına rağmen, hiç bir yerinde öyle dedirtmeyişine şaşırdım.

"The Curious Case Of Benjamin Button"

Mutlaka izleyin.


4 yorum:

si-men! dedi ki...

filmden geleli yarım saat bile olmamıştır eminim, bir yazı yazacak olsaydım eğer filme dair senin cümlelerinin birebiri olmasa da aynısı olurdu muhtemelen; çok güzel anlatmışsın. benimse favori repliğim şu oldu;

- you did not talk even two words
- i did not want to ruin it

cometa dedi ki...

yine de senden de filmle ilgili bir yazı patlatmanı bekliyoruz sayın si-men:)

bay eveti anlatışınızı pek beğenmekle birlikte lakin hala izleyemedim içimde uktedir:)

defneyleyasamak dedi ki...

aaa piştiii :)

cometa dedi ki...

ne piştii nası piştii):)