8 Mart 2010 Pazartesi

Ben düşerken yükseklerden uçurumlara, aşkın tuttu ellerimden ummadığım anda.

Cuma düşüyordum ve de düşüyordum, Kürşad geç kaldı, kaçırdık alice in wonderland'i. Zaten Yudum da beğenmemişti. Oturduk, oturduk Kürşad'la, düşmem biraz geçti.Cumartesi oldu. Annem işe gitti. Bahar işe gitti. Daniş bize geldi. O derledi topladı. Ben kahvaltı ettim. Sonra her cumartesi yaptığımız gibi birlikte show tv'deki yemek programını seyrettik. Özgür'e laf ettik. Ben bir tuhaftım cumartesi de. Saatlerce dolabımın önünde oturdum. Duş aldım. Aniden fırladım evden, Yudum'u aradım. Didem Abla'ya gittik. Ben eve gitmek istedim ama geri de dönmedim. Akman'a gittik. Kürşad geldi. Kalktık oradan tribecaya gittik,oradan kalt ık, kubilaylar geldi. meete gittik. Ben etrafa baktım. Herkes ne kadar küçük dedim. Süslenmişler, püslenmişler doğum günü kutluyorlar vay be yaşlandık falan dedim.Didem geldi, Efe geldi, vay be evlendiler bir yıl oldu dedim. Saat 11 oldu, mekan boşaldı. Biz bir zamanlar bu saatlerde hazırlanır da çıkardık, 20'ye falan giderdik dedim.Sonra bir de home store a gidip, döndük dolaştık yine Didem'e gittik.Yaşladık be dedim yine, ama çok güldüm, eğlendim. Sabah oldu uyandık.Pazar günü güneşliydi. Sevindik. Bulka'da kahvaltı ettik.Ben iyileştim. Bir balon oldum yükseldim yeniden. Bahçelinin güzel sokaklarında yürüdük. Gazete ve çikolata aldık. Yudum bize geldi. Çikolatalara batırdık kurabiyeleri, misafir gelecekti. Misafirlerin gelmesine beş kala karşı dairede kahvaltıya gittik. Gülsima hellim kızarttı, sucuklu omlet yaptı. Yedik, içtik, güldük. Teyzem Yudum'a "bize şaşırma" dedi." Yeri geliyor italyan yeri geliyor ispanyol filmi izliyor o da ,şaşırmaz" dedim, güldük. Babam evden çıkarken bizi unuttu. Onu geri çağırdık. Yudum'u eve bıraktık. Çok uzaklarda bir yere, Forum Ankara'ya gittik. Giderken yolda araba kullandık. Benim araba kullanmayı unuttuğumu çok trajik bir şekilde öğrendik.Neyse ki bahar kullanabildiği için üzülmeye gerek olmadığına karar verdim. Arabada deliler gibi açtık müziğin sesini. Ben bizim arabamızın terapi arabası olduğunu düşündüm. Bulutlar geçerken yanımdan ve diğer arabalar biz bağıra çağıra şarkı söylerken hep bir ağızdan, iyi oluyoruz dedim. Sonra aklıma hastaneden çıkarken yine arabada yaptığımız bağırma terapileri geldi. O günler bir uzak geldi, sonra yakın geldi. Babam iki pantolon bir de ayakkabı aldı. Biz mucizevi bir şekilde çılgınca alışveriş yapmadan sadece iki bardak aldık. Kurbağ prensi bardaklarından. Bir de gülsimaya balon aldık, adı dora olanlardan. Babam balonla fotoğraflarımzıı çekti. Fotoğraflarda balonu sen tutucan ben tutucam kavgası çıktı. Bir de öne sen oturcan ben oturcam kavgası. Sonra eve gittik. Uyuduk. Çalan telefonlara uyandık. Annemi almaya gittik. Fellah köftesi yedik. Eve geldik. Uyuduk. Bitti tatil.


Foto: depresyona girmiş bünyemin kendini salmış haliyle görüntü vermek istememem ama bir yandan da poz vermekten vazgeçememem neticesinde, ben karmaşık duygular içindeyken,05 mart 2010, bir cuma günü, iş yerimde çekildi. Başka bir şey bulamadım koyacak.Sabah mailim da bu vardı. Zaten moda blogu özentisiyim. İdare edin.

7 yorum:

pommeler dedi ki...

moda bloglarından daha eglenceli
bence burası böle özenti haliyle kalsın :)

DoDo dedi ki...

hep balon olup uçabilsek keşke!

bu arada elbisen mudo'dan değil mi? ben onun siyah-beyazını geçen hafta doğum günümde giydim :)

Cube dedi ki...

yoğun bi haftasonuymuş ;)

Quaim dedi ki...

çok heycanlıymış, keşke benide çağırsaydın.

ayrıca bi moda bloğunda sizin heveslendiğiniz küpelerden gördüm, sizde almışsınız ondan hayırlı olsun =)

cometa dedi ki...

pommeler; ztn tıkanır kalırım bi yerde:)

dodocum; eveet eveet uçsak keşkee, evet elbise mudo benimdee:)

cube;gençliğimdeki gibi adeta:)

quaim; e sen de vardır büük bir kısmında:)

BahaR dedi ki...

hahahha adam şarkıyı nası söylüodu ama hahahhaha!ahahah diye gülmemeliyim.

cometa dedi ki...

hiç komik sölemiodu.
bence çok duyguluydu sesi. kimdi o yaa acaba kimdii?