1 Şubat 2010 Pazartesi

Kum Fırtınası

Aylardan şubat."yaz gelecek"dedim içimden.Birden çok az varmış gibi geldi, sonra da birden çok varmış gibi. Hangisi hoşuma gider bilemedim. Bir şey de hoşuma gitmedi zaten. Sadece yüzümün soğuktan donmamış olmasını sevmiş olabilirim, o da bir an.

Kitap okudum otobüste. Akşamın bu saatinde çok trafik olmadığından daha hızlı yol alıyoruz. Bazı kitaplar var işte eve çabuk gittiğine üzülüyorsun. Benim midem bulanır otobüslerde okurken ama bazı kitaplr için değer o bulantıya bilirsin.


Yol kitabım olucaklardan, yani heryerde benimle olacaklardan gibi. Yolda yürürken bile okumak istediklerimden olacak. Biraz fazla cüsseli her yere benimle gelmek için ama olsun.

Sonra önümüze bir çöp kamyonu çıktı otobüsle giderken. Takıldık kaldık.

Ama bazı kitaplar o anı bile güzel kılar bilirsin.
"...sonra o kum fırtınası bittiğinde , nasıl olup da onun içinden geçebildiğini, nasıl hayatta kalabildiğini tam olarak anlamayacaksın. Hayır, o fırtına gerçekten bitti mi onun bile farkına varamayacaksın. Yalnız, tek bir şeyden emin olacaksın. O fırtınanın içinden geçtikten sonra fırtınanın içine ayak attığındaki kişi olmayacaksın artık, aynı kişi olmayacaksın. Evet işte kum fırtınasının anlamı bu"

2 yorum:

onur dedi ki...

Sonunda Türkçe' ye çevirmişler :) İzlemediysen Toni Takitani diye bir film var, Murakami'nin kısa bir hikayesinden uyarlanmış, Murakami seviyorsan filmi de seversin.

cometa dedi ki...

evet dün remzi kitapevinde önce "yok kalmadı" dediler ben ingilizcesini mi alsam diye düşünürken birden gözgöze geldik, sevinçten "kalmadı" diyen satıcıyı bulup "buldum bulduum" diye sevinç çığlıkları bile attım:)film önerisi için ayrıca teşekkür ederim:)