
Sabırlı, sevgi dolu,şefkatli
çiçeklerle konuşan, ağaçları seven,
dünyanın en güzel yemeklerini yapan, mükemmel püf noktalarını bilen, bildiklerini öğreten, bizi mutfağa sokmaktan korkmayan,teşvik eden,
küçükken hayali kahramanına bile "inşaat hanım"ismini verecek kadar uçuk, yaratıcı
her zaman sade, her zaman şık,
"kemal, kemaaal" deyişleri, hapşurukları babam tarafından sürekli taklit edilen,
elleri ve yüzükleri güzel,en çok da kendi güzel,
kitap okumaya bayılan, bana kitapları sevdiren,
en olmadık anlarda en bomba esprileri patlatan,
baharın converslerini giyen,
her gün defalarca durduk yerde sarıldığım, öptüğüm,
baylanda tatlı yerken aynı heyecanı paylaştığım "şeker kız" lakaplı,
vapurda sezen aksu dinleyip ayaklarımı birlikte denize doğru sarkıttığım,
altıncı hissi kuvvetli, rüyaları çıkan, "içim sıkıldı" dedi mi beni korkutan,
hala her defasında , saat kaç olursa olsun gece korkup "ona" seslendiğimde sanki uykuya daha dalmamış gibi "efendim"diyen,
bizi her koşulda kollayan, koruyan, çok seven,
bana hayattan zevk almasını, insanları ayırmamayı öğreten,
tatil sabahları plaja inince, ya da uzun bir aradan sonra ilk gez görünce, denize "günaydın"diyen, akşamları veda eden;
melek kadın annem. iyi ki doğmuşsun ve hepimizin birtanesi olmuşsun sen.
(foto:nur(18)/kemal(20)-akçay)