5 Ocak 2009 Pazartesi

Let it rain!

Hava kasvetli, karanlık, şıpır şıpır yağmur, bahrinin deyimiyle her yer "frappuccino kıvamında" çamur. Lakin mutluyum. Çünkü karlar buz olmadı. Ya da kim bilir belki ben bu london havasında sokakta leoparlı şemsiyemi açmış yürürken jude law ile karşılaşma ihtimalini sevdim.

Bu gün kendi haline bıraktığım saçlarım, sabahki yağmurla git gide büyüdü, evden çıkarken rahmetli Cem Karacaya benzeyen görünümüm yavaştan Tina Turner’a dönüştü. Ama
mutluyum.

Yasemin Moriyi keşfettim. Ona da mutluyum. Aptal’ı çok sevdim.Bir de “nolur nolur nolur” u. “Sanki Nil’e benziyor tarzı” diyesim geliyor ama biraz daha sert sanki.

Havuçlu kek yaptım. Herkes pek sevdi. Buna da mutluyum. Benim derdim yemek yapmak değil belki de. Pişirmek ve “ne güzel olmuş” dendiğini duymak olabilir yegane amacım. Her şeyi beğenilmek için yapmıyor muyuz zaten?

6 yorum:

Aybike Ceylan dedi ki...

Ellerinizee saglik, harika gorunuyor.


Guzel bir hafta diliyor, sevgilerimi gonderiyorum.

earwen dedi ki...

en sevdiğim sözler: çok güzel olmuş, çok güzel olmuşsun, çok güzelmiş...beğenilmeye ihtiyacım var:)

BahaR dedi ki...

fotoğrafı ben çektim.kek güzel fotoyu çeken güzel.blogum daha güzel.

cometa dedi ki...

aybike ceylan;

çok teşekkür ederimm.

didem;

seni çok beğeniyorum.

bahar;

senin blogun daha güzel.

DoDo dedi ki...

Yasemin Mori süper yahu! Ben en çok "bırak bu rock'n roll'u" seviyorum sanırım, gerçi hepsini severek dinliyorum ama. 29 Ocak'ta konseri var Ghetto'da, haberiniz olsun efendim :)

Kek de şahane gözüküyor, eklemeden geçemeyeceğim :)

cometa dedi ki...

Dodocum ah istanbulda olsaydım olsaydm diyori keki gönderemesem de sevgilerimi gönderiyoruM:)