4 Aralık 2008 Perşembe

Soru Kipi


Sizi ne mutlu eder?
Beni bugün telefonla gelen, starbucks’dan ne istersin sorusu çok mutlu etti mesela.Masam da oturmuş onca kalabalığı toparlamaya çalışırken ve parmaklarımı bile şıklatmamışken, birden avuçlarımın arasında sıcak chai tea latte mi buldum. Çok mutlu oldum.

Siz de yeni yılı doğum gününüz, Eylül ayını ise yılbaşı sanıyor musunuz?

Siz de şaşkın mısınız bazen?
Kendi blogunuza girip kendi yaptığınız kurabiyenizin tarifini not alır mısınız bir kağıda?
Sonra görmeyen gözlerle 180 derecelik ayarı 250 yaptığınızda zenci kurabiyeleriniz olur mu sizin?

Kurabiye tarifini yazmak için öylesine bir kağıt parçası ararken 2000 yılında size yazılmış bir mektup buldunuz mu hiç?
Gülmekten öldünüz mü okurken?
Tamam sorularım bitti:)

Hayır anlamadığım şey bundan tam sekiz yıl önce lise sondaydık biz. Ve yine bundan 8 yıl önce ilk okula falan gitmiyorduk ama Didem ve ben neden o kadar salaktık acaba?
Aşktan umudumuzu kesmişiz mektuptan anlaşıldığı üzere. Birilerinin bizden hoşlandığına emin olabileceğimiz tamı tamına 10 sebebimiz varmış ama o çocuk itiraf edememişse bu onun hayvanlığıymış. Madem Bay Bruce’un teli varmış elimizde neden aramayalımmış, okul da bitmiyor muymuş zaten? Abi biz de şans yok muş!Deneme sınavından Simay bile 136 almış, düşük aldık diye moral bozulur muymuş, o kız ki allahın ineğiymiş:)

Anladığım şey ise pek masum ve şaşkınmışız. Birbirimizin dertlerine kederlenmiş, teselli etmeye çalışmışız. Hala da öyle değil miyiz zaten?

Peki ben bu yazıyı yazarken bir yandan da göz attığım Delirapunzelin blogunu açınca Dont Speak çalmasın mı? Hey gidi günler hey derim. Başka da bir şey diyemem.

Bol fikir uçuşmalı günler dilerim.Bir de şarkı söylerim;

Bırak güneş ısıtsın içini

Bak baharlar açmış beyaz beyaz

Öyle olmasa da sen öyle farzet

Bakarsın umduğundan iyi geçer yaz..

Dip not: Geçen sene bugün biz Yudumla gezmeye gitmiştik. Yudum bugün bana telefon açtığında gözüm birden takvime ilişince aklıma geliverdi. Ona da söyledim. O da "ben de bunu kutlamak için aramıştım" dedi. Pek güldük. Bu fotoğrafta kutlu gidiş günümüze özel:)

4 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

ne güzel bir günmüş..Bende takeaway starbucks kahvesi içince böyle mutlu oluyorum.Blogundan kurabiye tarifini okumanada çok güldüm. Bende bazen blogumda ne yazmıştım diye okuyorum..Mutlu oldum yazını okuyunca..

delirapunzel dedi ki...

ne güzel:) demekki okul yıllarımız aynı döneme denk geliyor:)) bizde kankamla çok dinlerdik bu parçayı o yıllarda;) aslında o listedeki şarkıların herbirinin bi anısı var, zaman zaman değişsede her şarkının bi anlamı olmak zorunda illaki;))

bu arada senin kurabiye maceralrın varsa benimde var :))
bende bir keresinde keke kabartmatozu yerine vanilya koymuştum;) sonrada tepsiden kazımak zorunda kalmıştım kağıt gibi:))

bi keresinde teomanın papatya şarkısını dinliodum son ses böğüre böğüre söylerken, ve benimde ilk defa kurabiyelerim zenci olmuştu:)) ne yazıkki son olmadı:))

earwen dedi ki...

ama hala salak değil miyiz o kadar?bence hala öyle:) o mektubumu getir..ben de diyordum mektuparım nerelerde..buldum sevindim:) karıştırayım kutularımı senden gelen neler vardır kimbilir? bir de ben cidden bu ara çok özlüyorum lise yıllarını..büyümek, sorumluluk almak istemiyorum ben anladım:(

lafolie dedi ki...

ehehehe asıl bu sarkıları sınıfta bize söyletirlerdi ya:))
biz de muhtesem seslerimizle kendimizden gecercesine söylerdik:))

mektuplar hala duruo bende de:)

merww sen fotou koyunca bi hüzünlendm yine gidelm hep gidelm:)