28 Aralık 2010 Salı

günler tepelerden aşağı koşan vahşi atlar misali..

2010'un son salısı. Salı dediğin sallanmalı ki, belki ben de ondan ötürü sallana sallana gelmişimdir işe. Hasta olmamaya çalışa çalışa. 2010 hayallerinin hepsi tamam değil, ama yazmak işe yarıyor.
Mesela Bahar Hanımla spor yapmak amacıyla adım attık. Yılın son haftası da olsa, mahalle arasında olsa da:))Tabii Baharla orada görevli hanımefendinin konuşmasından bahsetmeden olmaz.Bahar:Etkisini ne zaman görürüz acaba?Kadın:Ne etkisi?O esnada Bahar içinden:Kelebek etkisi!Bahar dışından:Yani ne zaman zayıflarız falan?Kadın:E siz zayıfsınız zaten.Bahar:Egöbeğimiz var ama.Kadın: Göbek Allahın emri!Bahar içinden:Şok Şok Şok.Bahar eve giderken: Merve kadın da bi tombikti, kelin merhemi olsa...
Hedeflerim arasında 2010'da örgü örmeyi öğrenmek de vardı.

Lütfen gülmeyin, evet ben örgü örmeyi bilmiyorum ve lütfen yine gülmeyin; evet ben de hepiniz gibi yeni bir dil öğrenmek, başka bir ülke görmek gibi amaçlara da sahibim ama teoride ufak çaplı gibi görünen fakat pratikte beni yeni bir dil öğrenmek kadar zorlayan, herkesin yapabildiği ama benim yapamadığım ulvi gayelerim de var.Örgü örmek de bunlardan biridir.
Dünyanın en sabırlı annesi, bana bunu öğretememiş, her şeyi örebilen Babannem, sen çok akıllı bir kızsın aman bunu da bilmeyiver diyerek bana örgü öğretmekten vazgeçmiştir.Ama sonunda Yargıtay dönüşü uğradığım Erdoğan Düğme'den , sırf diğerlerinden farklı bir renk diye aldığım, kolum kadar kalın şişlerle önce ofis ortamında alay konusu olsam da, Aynur Hanım'ın öğretme azmi neticesinde ben artık ÖREBİLİYORUM!Tamam fotoğraftaki kadar klas görünmüyorum örgü örerken, hatta bir şeyi deşiyormuşum gibi bir havam da yok değil ama olsunnn!Örebiliyorummmm:))

Şimdi masamda Kürşad'ın aldığı moleskineler.. Yazmak lazım, daha çok yazmak..

Hiç yorum yok: