hayatın nasıl dersen güzel.
mutluyum. neden dersen 4-5 haftadır üst üste belki çok yorucu ama çok da güzel haftasonları geçirdim.istanbul'a gittim. istanbul'dan geldiler.
antalya'ya gittik.ve bütün bu gidişlerde ankara buzlar karlar altındayken ben denizin kenarında ve güneşin altındaydım.mutluydum.
çok güzel yemekler yedim. sushiler, balıkçı da mezeler, istinye'de van kahvaltı evi'inde en çok da annemin masasında güzel kahvaltılar ettim, yedi mehmet de mest oldum (antalya'da buraya gitmediyseniz çok şey kaybettiniz), yanık dondurma yiyip, nefret ettim.
hediyeler aldım, şaşırdım, güldüm, şaşırttım.didem'e güzel bir hamile organizasyonu yaptık.
minik ve henüz ayrıntıları tamamlanmamış bir gezi planladık uzaklara..
bir haftasonu ankara kalesi civarında gezerken harika bir köfteci keşfettik. sonra da baykuşlarla ilgili her şeyi biriktiren bir adamın dükkanını.hafftada üç gün uzaktaki okuluma gidip, eve geldiğimde yatağıma nasıl gittiğimi bile hatırlamadan uyuyorum.
ama huzurluyum.


o yüzden bugün , bugün var. yarın da yok dün de.aslında dün var.iyi ki de var.
bu da böyle bir yazı işte.